ÖNCÜŞEHİR - Mahkemenin mutlak butlan kararıyla göreve geri dönen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2,5 yıl sonra yeniden CHP Genel Merkezi'ne geldi. Ardından ise Genel Merkez önünde gerçekleşen mitingde halka seslendi. Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları ise şu şekilde; AHLAKLA MI, PARAYLA MI, HUKUKLA MI, OPERASYONLA MI… Evinizdeki o sıcaklığa, adalet meydanına, baba ocağına hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bugün burada bu binanın önünde sizlere bakarken sadece bir genel merkez görmüyorum. Ben kardeşlerime yoldaşlarıma evlatlarıma bakarken adalet yürüyüşünde birlikte attığımız her adımda toprağa düşen helal alın terini görüyorum. Ben hak hukuk adalet mücadelesinde vatanperver CHP’lileri görüyorum. Sizlerle omuz omuza helalleşerek kucaklaşarak ülkenin geleceği için buradasınız, beraber mücadele edeceğiz. Burası hepimizin halkın yuvasıdır. Bugün burada CHP’nin tarihsel namusunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik güvenliğini millet iradesinin onurunu, devlet akdının geleceğini konuşmak için bulunuyorum. Yaşadığımız mesele üzerine yalnızca kurultay tartışması değildir, yalnızca kimin genel başkan olacağı meselesi de değildir. Bu mesele Türkiye’de siyasetin ahlakla mı, parayla mı, hukukla mı, operasyonla mı, millet iradesiyle mi aparatlar üzerinden mi şekilleneceği meselesidir. BİR SİYASİ PARTİNİN İÇ DEMOKRASİSİ SAKATLANIRSA… Ben bugün çok açık konuşacağım. Açık konuşacağım ama öfkeyle değil. Sert konuşacağım ama kinle değil gerçeği söyleyeceğim ama kimseyi aşağılamadan, hedef göstermeden. Kimseye haksızlık etmeden. Çünkü bizim geleneğimiz budur. Çünkü biz CHP’liyim. Bizim kitabımızda intikam yoktur. Bizim kitabımızda iftira yoktur, kin yoktur. Kitabımızda mertçe helalleşme vardır. Hesaplaşma vardır. Ama bu hesaplaşma kişisel değil, ahlakidir. Bizim kitabımızda arınma vardır, arınma. Ama bu arınma tasfiye değil, yeniden bir doğuştur. Biliyorsunuz, 38’inci kurultayda bir bayrak değişimi olmuştu. Biz o gün başımızın üstüne demiştik. CHP’de demokrasi esastır dedik ve çekildik. Maalesef gördük ki kardeşlerim durum öyle değil. Bu kurultay Türkiye siyasetinde bir milattır. O gün yaşananlar, o günden sonra ortaya çıkan iddialar, yargıya taşınan dosyalar, kamuoyunda oluşan derin kuşkular ve bugün geldiğimiz nokta hepimiz şunu göstermiştir. Bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa ülkenin de demokrasisi sakatlanır. Bunun herkesin hafızasının bir yerinde tutması lazım. Bir partinin delegesinin iradesi şaibeli hale gelirse milletin iradesine duyulan güven sarsılır ve derin yara alır. Bir partinin yönetimi ahlaki meşruiyet sorunu yaşarsa o partinin Türkiye’de demokrasi vaat etmesi de imkansız hale gelir. KİMLER PAVYON MASALARINA MEZE ETMEYE ÇALIŞTI? Soruyorum size; biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız kirlensin diye mi büyüttük atamızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Emanetimiz kimler mahkeme kapılarına düşürdü? Kimler kapalı kapılar ardında küçük hesaplarla kişisel ikbal telaşıyla ihanet ettir? Şimdi bana soruyorlar, ne yapacaksın? Benim ne yapacağımız bellidir. Ben hesap soracağım, hesap! Herkes bunu bilsin. KUL HAKKINI KİMSEYE YEDİRMEYECEĞİM Kurultay sandığını, en kısa sürede önünüze getireceğim. Temiz, tertemiz bir kurultay yapacağız. Partililerimiz, partimizin güvenli limanına işaret ve inşa edecek. o güvenli limana hep beraber gideceğiz. Doğru düzgün bir limana gideceğiz. Ben değil kardeşlerim, güvenli limanı sizler inşa edeceksiniz. O sandıktan kim çıkarsa partinin meşru, hukuki lideri olacaktır. Başımızın tacı olacaktır. Biz usulsüzlüğe de koltuk sevdasına da geçit vermeyiz. Karşınızda duran bu adamı iyi tanırsınız ben hayatı boyunca hem bürokratik yaşamda hem de siyasi yaşamımda sadece vatana, millete hizmet etmiş bir kardeşinizim. Hesap uzmanlığından, genel müdürlüğe, milletvekilliğinden, genel başkanlığa kadar devletin ve milletin her kademsinden görev yaptım. Tek bir kuruş boğazımdan aşağı haram lokma inmedi. Kul hakkı yemedim, yedirmedim. Bundan sonra da açıkça söylüyorum; yedirmeyeceğim. Kul hakkını kimseye yedirmeyeceğim. BİZE ÇAMUR ATMAYA KALKANLARIN ÇAMURLARI KENDİ ELLERİNDE KALMIŞTIR Benim hayatım ortada. Biz ömür boyunca vicdandan, ahlaktan ve dürüstlükten zerre kadar ayrılmadım. Şimdi beni iyi dinleyin, tüm dünya dinlesin. Altını çizerek ve haykırarak söylüyorum. FETÖ terör örgütü başta olmak üzere hiçbir terör örgütü ile ve hiçbir yurt dışı odaklı yapıyla en ufak bağlantısı, teması olmamış alnı ak, başı dik bir adam duruyor karşınızda. Sizi utandıracak hiçbir işin içinde olmamış, bir kardeşiniz olarak söylüyorum; benim tek bağım bu aziz milletledir. Tek odağım vatan ve Türkiye’dir. Unutmayın, bize çamur atmaya kalkanların çamurları kendi ellerinde kalmıştır. Tarih önünde de hep ellerinde kalacaktır. BİZLERE HAİN DAMGASI VURMA ÇABALARI NAFİLEDİR Ben 78 yaşındayım. Koca bir ömür… Bugün 78 yaşında ama bir derdi olan ama derdiniz anlatmaktan asla vazgeçmeyen aziz Türkiye milletine tarih önündeki millet yürüyüşünü sizlerle yapan kişi olarak karşınızdayım. Bu yürüyüş benim yürüyüşüm değil. Bu yürüyüş adaletin, dürüstlüğün, temiz siyasetin sın büyü nöbetidir. Bu yürüyüş arınmanın, arınarak çoğalmanın, çoğalarak kazanmanın yürüyüşüdür. Bu yürüyüş bu asırlık çınarı kuruluş kodlarına, o tertemiz ahlaki zemine geri oturma yürüyüşüdür. Duydum kardeşlerim duydum, birilerinin siparişleriyle, fermanıyla atılan o kirli sloganları duydum. Bana 78 yıllık ömrünü bu vatana adamış bu adama hain diyen bağıranları duydum. Onlara o sloganları attıran kirli zihniyete tarih önünde sesleniyorum. Bu vatanda ihanetle vatan kahramanlığı arasındaki çizgi kıldan ince, kılıçtan keskindir. Tarih bilmeyenler dinlesin. Büyük önderimiz, ebedi genel başkanızı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, milli kurtuluş mücadelesini başlatmak için Samsun’a çıkarken boynunda idam fermanı, isminin üstünde de hain ilan vardı. Şimdi yapmayın dediğimiz halde normalleşenlerin, sarayın karşısında el pençe divan duranların, bugün FETÖ artıklarıyla bir olup milletimizi kışkırtarak bizlere hain damgası vurma çabaları nafiledir. Bu çaba bizi yolumuzdan döndüremez. Bu çaba sadece kendi acizliklerinin, korkularının tecellisidir. ÖZÜR DİLİYORUM Şimdi müsaade edin, ömrünün en zor yürüyüşünü yapan bu yaşlı adam sizinle bu noktadan tarih önünde açıkça helalleşsin. Benim bu millete, bu örgüte bir özür borcum var. Bu milletin kurtuluşu, adaleti ve aydınlık geleceği için başlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ terör örgütü ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz vatan dedikçe, millet dedikçe kapalı kapılar arında dış odaklardan medet uman, onların icazet ve yardım dileyen o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum. Sizin o nasırla ellerinizle helal lokmalarınızdan arttırarak bu partiye verdiğiniz emekleri kendi kurdukları o haram sofralarına meze yapanları, o hortumları zamanında kesmediğim için sizlerden özür diliyorum. CHP’nin şerefli delegelerini pavyon masalarında pazarlık konusu yapanları, Mustafa Kemal’in partisini mahkeme kapılarına düşürüp itibarımızı ayaklar altına almaya çalışanların maskesini vaktinde indiremediğim için sizlerden özür diliyorum. Halkın belediyesinde, yetimin hakkına göz dikip rüşvete, talana bulaşan o rüşvetçi belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım, onları tek tek ayıklayamadığım için sizlerden, örgütümden ve tarih önünde hak deryasından özür diliyorum. Benim temiz niyetimi, bu ülkeye olan sevdamı, sırtımdan hançerlemek için kullananları görmedim. Hakkınızı helal edin ve beni affedin. HİÇBİR CHP’Lİ, ÇİFT AJANDALI DEĞİLDİR 2 yıldır çıkıp kürsülerden ne dediler; 2 yıl boyunca bu yönetim her sıkıştığında neyin arkasına sığındı? Baba ocağı dediler değil mi? ağızlarından kutsal bir kavramı hiç düşürmediler. Şimdi o 2 yıllık büyük yalanlarla yüzleşmek için bu binanın önünde sizlere açık söylüyorum, cevap verin bana. Sizin o ger fırsatta diline doladığın baba ocağında rüşvet olur mu? Uşak Belediyesi’nden rüşvete, talana göz yummak, yetimin hakkını peşkeş çekmek, baba ocağının kitabında yazar mı? Size soruyorum; baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu? Baba ocağında kutuların içinde rüşvet verilir mi? baba ocağında FETÖ’CÜ hesapların talimatlarıyla kumpaslar kurulur mu? Baba ocağı helaldir, temizdir, halktır ve haktır baba ocağı. Baba ocağımız vatandır. Biz bu baba ocağının sahipleriyiz. Baba ocağının sofrasında asla ve asla haran lokma olmaz. Her şey helaldir, çünkü baba ocağıdır. Baba ocağında oturanlar Gazi Meclisi çatısı altında rüşvet poşeti iddiaları karşısında sessiz kalamaz. Bu lekeyi Gazi Meclisimize ve CHP’mize düşürenlerle nasıl yol yürüyeceğiz? Biz değil siz karar vereceksiniz. Kapatma olursa yedek parti hazır diyenler şunu çok iyi bilsinler; CHP devlete istikamet çizen bir partidir. CHP ahlakın, erdemin, ülkesine ve vatandaşına hizmet etmeyi şiar edinenleri demokrasiyi savunanların partisidir. Hiçbir CHP’li, çift ajandalı değildir. Bu parti mandacılara karşı ya istiklal ya ölüm diyenlerin partisidir. ARINACAĞIZ Arınacağız, rüşvetçiden ve hırsızlardan arınacağız. Önce CHP, sonra Türkiye arınacak. Biz kendi evimizi hukukla, ahlakta temizlerken bir an bile asıl görevimiz olan bu milletin dertlerini unutmayacağız. Bu ülkenin mutfağında yangın var. Emeklimiz pazar artığıyla geçiniyor. İşçimiz alın terinin karşılığını alamıyor. Gençlerimiz geleceğini yurt dışında arıyor. Türkiye yangın yeri. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Biz bu karanlığı yırtıp atacağız. Buradan, bu tarihi meydandan bu ülkeye demokrasiyi getirmek için omuz omuz yürüdüğümüz ve bundan sonra da adalet yolunda beraber yürüyeceğimiz milyonlara selam olsun. Bizim halkımızla kurduğumuz o dostluk köprüleri bu ülkenin çimentosudur. Selam olsun Türkiye’nin asıl sahiplerine, seçimlerde broşürlerimiz dağıtan baş örtülü bacılarımıza selam olsun. Apartman görevlisi kardeşlerime, kağıt toplayıcısı yoldaşlarımıza, umudumuz olan kadınlarımıza, emeklilerimiz ve tüm emekçilere selam olsun. 418 milyar dolar kavgamıza, güçlendirilmiş parlamenter sistem mücadelemize bin selam olsun. Bin selam olsun aydınlık geleceğimize. YANIMDA MISINIZ? Şimdi beni iyi dinleyin; saray dalkavukları da dinlesin, baronlarda dinlesin. Burada tüyü bitmemiş hakkını sömüren 5’li çetelerde dinlesin. Sokaklarımızı zehirleyen uyuşturucu baronları da dinlesin. Halkın tepesine çöken mafya artıkları da dinlesin. Kemal Kılıçdaroğlu hayatta olduğu müddetçe, bu can bu bedende kaldığı müddetçe size asla ve asla geçit vermeyeceğiz. O çaldığınız milyar dolarları bu milletin kasasına geri getireceğim. Korkmuyorum, sizden korkmayacağız. Ben bu kavgayı yeniden başlatıyorum. Yanımda mısınız? BİZ SADECE GEÇMİŞİ TEMİZLEMEYECEĞİZ, BİZ GELECEĞİ DE İNŞA EDECEĞİZ İçerideki bu haramzadeleri maşa gibi kullanarak Türkiye’yi sömüren uluslararası tefeciler ve Türkiye düşmanları sizde iyi dinleyin. Herkes şunu çok iyi bilsin. Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucu iradesi CHP’dir. Bu iradenin sarsılmaz ve sönmez ruhu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Biz bugün burada o kurucu iradeye canımız pahasına sahip çıkıyor, o ebedi ruhu göğsümüzde, içimizde şerefle ve gururla taşıyoruz. Bugün ülkemizin etrafı bir ateş çemberiyle sarılmışken Mustafa Kemal’in koltuğundan dünyaya yedi düvene sesleniyoruz. Devletimizin üniter yapısı ve milletimizin sarsılma bütünlüğü, Kurtuluş Savaşı’nda nasıl çelikten bir yumruk olup tepenize indiyse bugün de aynı inançla karşınızdayız. Kimse heveslenmesin. Doğu Akdeniz’de kuzeyde, güneyde, batı Trakya’da, KKTC’de ve kanımızı akıttığımız, şehit verdiğimiz bütün topraklarda devletimizin ve milletimizin çıkarları, partimizin sarsılmaz tavizsiz tüzüğüdür. Biz gönül bağı kurduğumuz kardeşler sofrasında buluştuğumuz o mazlum milletlerle birlikte bu coğrafyada emperyalizme asla ve asla geçit vermeyeceğiz. Türkiye’nin kardeşlik projesini, koltuklarımızı korumanın pazarlığını yapmak için değil, ülkemize ve halkımıza olan borcumuzu yerine getirmek için destekliyoruz. CHP dimdik ayaktadır. Yıkılmayacaktır, dağılmayacaktır. Burada 2023 yılında bu ülkeye demokrasiyi, adaleti getirmek için omuz omuza verdiğimiz bütün ittifak partilerine, o ittifakın yürekli liderlerine ve daha da önemlisi Halil İbrahim soframıza icabet etmiş, gönül vermiş 10 milyonlarca varan evladına selam olsun. Bizim kurduğumuz o helalleşme ve demokrasi köprüsü bu ülkenin teminattır. On milyonların iradesini kimsenin çiğnemesine izin vermeyeceğiz. Biz sadece geçmişi temizlemeyeceğiz, biz geleceği de inşa edeceğiz. Bu ülkenin tüm namuslu evlatlarını bir araya getireceğiz. Adaletin, ahlakın ve dürüstlüğün sarsılma kalesi olarak bu anlayışı hep birlikte yeniden inşa edeceğiz. Geçmişte söyledik, şimdi de söylüyoruz. Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Hiçbir genç geleceğinden korkmayacak. Ayağa kalk CHP, ayağa kalk aziz millettim, umutsuzluğu çöpe atın, güneşli günler çok yakın. KİRLİYE BULAŞANA DA GÖZ YUMMAYACAĞIZ Korkmayın kardeşlerim, masum belediye başkanlarımızı kurtaracağız ama kirliye bulaşana da göz yummayacağız. Masum belediye başkanlarımız için mücadeleye başlıyoruz. Yolumuz aydınlık olsun. Yolumuz adalet olsun. Hak, hukuk, adalet mücadelesinde durmak yok, yorulmak yok. Bu iktidar yürüyüşünde durmadan, yorulmadan, benimle yürüyeceğinize söz veriyor musunuz? HABER MERKEZİ Siyaset
Yayınlanma: 31 Mayıs 2026 - 11:47
Kılıçdaroğlu'ndan sert açıklamalar: Hesap soracağım, hesap!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız kirlensin diye mi büyüttük atamızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Emanetimiz kimler mahkeme kapılarına düşürdü? Kimler kapalı kapılar ardında küçük hesaplarla kişisel ikbal telaşıyla ihanet ettir? Şimdi bana soruyorlar, ne yapacaksın? Benim ne yapacağımız bellidir. Ben hesap soracağım, hesap! Herkes bunu bilsin” dedi.
Siyaset
31 Mayıs 2026 - 11:47
ÖNCÜŞEHİR - Mahkemenin mutlak butlan kararıyla göreve geri dönen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 2,5 yıl sonra yeniden CHP Genel Merkezi'ne geldi. Ardından ise Genel Merkez önünde gerçekleşen mitingde halka seslendi. Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları ise şu şekilde; AHLAKLA MI, PARAYLA MI, HUKUKLA MI, OPERASYONLA MI… Evinizdeki o sıcaklığa, adalet meydanına, baba ocağına hoş geldiniz, şeref verdiniz. Bugün burada bu binanın önünde sizlere bakarken sadece bir genel merkez görmüyorum. Ben kardeşlerime yoldaşlarıma evlatlarıma bakarken adalet yürüyüşünde birlikte attığımız her adımda toprağa düşen helal alın terini görüyorum. Ben hak hukuk adalet mücadelesinde vatanperver CHP’lileri görüyorum. Sizlerle omuz omuza helalleşerek kucaklaşarak ülkenin geleceği için buradasınız, beraber mücadele edeceğiz. Burası hepimizin halkın yuvasıdır. Bugün burada CHP’nin tarihsel namusunu, Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik güvenliğini millet iradesinin onurunu, devlet akdının geleceğini konuşmak için bulunuyorum. Yaşadığımız mesele üzerine yalnızca kurultay tartışması değildir, yalnızca kimin genel başkan olacağı meselesi de değildir. Bu mesele Türkiye’de siyasetin ahlakla mı, parayla mı, hukukla mı, operasyonla mı, millet iradesiyle mi aparatlar üzerinden mi şekilleneceği meselesidir. BİR SİYASİ PARTİNİN İÇ DEMOKRASİSİ SAKATLANIRSA… Ben bugün çok açık konuşacağım. Açık konuşacağım ama öfkeyle değil. Sert konuşacağım ama kinle değil gerçeği söyleyeceğim ama kimseyi aşağılamadan, hedef göstermeden. Kimseye haksızlık etmeden. Çünkü bizim geleneğimiz budur. Çünkü biz CHP’liyim. Bizim kitabımızda intikam yoktur. Bizim kitabımızda iftira yoktur, kin yoktur. Kitabımızda mertçe helalleşme vardır. Hesaplaşma vardır. Ama bu hesaplaşma kişisel değil, ahlakidir. Bizim kitabımızda arınma vardır, arınma. Ama bu arınma tasfiye değil, yeniden bir doğuştur. Biliyorsunuz, 38’inci kurultayda bir bayrak değişimi olmuştu. Biz o gün başımızın üstüne demiştik. CHP’de demokrasi esastır dedik ve çekildik. Maalesef gördük ki kardeşlerim durum öyle değil. Bu kurultay Türkiye siyasetinde bir milattır. O gün yaşananlar, o günden sonra ortaya çıkan iddialar, yargıya taşınan dosyalar, kamuoyunda oluşan derin kuşkular ve bugün geldiğimiz nokta hepimiz şunu göstermiştir. Bir siyasi partinin iç demokrasisi sakatlanırsa ülkenin de demokrasisi sakatlanır. Bunun herkesin hafızasının bir yerinde tutması lazım. Bir partinin delegesinin iradesi şaibeli hale gelirse milletin iradesine duyulan güven sarsılır ve derin yara alır. Bir partinin yönetimi ahlaki meşruiyet sorunu yaşarsa o partinin Türkiye’de demokrasi vaat etmesi de imkansız hale gelir. KİMLER PAVYON MASALARINA MEZE ETMEYE ÇALIŞTI? Soruyorum size; biz bu partiyi mahkeme salonlarında itibarımız kirlensin diye mi büyüttük atamızın emaneti partimizi kimler pavyon masalarına meze etmeye çalıştı? Emanetimiz kimler mahkeme kapılarına düşürdü? Kimler kapalı kapılar ardında küçük hesaplarla kişisel ikbal telaşıyla ihanet ettir? Şimdi bana soruyorlar, ne yapacaksın? Benim ne yapacağımız bellidir. Ben hesap soracağım, hesap! Herkes bunu bilsin. KUL HAKKINI KİMSEYE YEDİRMEYECEĞİM Kurultay sandığını, en kısa sürede önünüze getireceğim. Temiz, tertemiz bir kurultay yapacağız. Partililerimiz, partimizin güvenli limanına işaret ve inşa edecek. o güvenli limana hep beraber gideceğiz. Doğru düzgün bir limana gideceğiz. Ben değil kardeşlerim, güvenli limanı sizler inşa edeceksiniz. O sandıktan kim çıkarsa partinin meşru, hukuki lideri olacaktır. Başımızın tacı olacaktır. Biz usulsüzlüğe de koltuk sevdasına da geçit vermeyiz. Karşınızda duran bu adamı iyi tanırsınız ben hayatı boyunca hem bürokratik yaşamda hem de siyasi yaşamımda sadece vatana, millete hizmet etmiş bir kardeşinizim. Hesap uzmanlığından, genel müdürlüğe, milletvekilliğinden, genel başkanlığa kadar devletin ve milletin her kademsinden görev yaptım. Tek bir kuruş boğazımdan aşağı haram lokma inmedi. Kul hakkı yemedim, yedirmedim. Bundan sonra da açıkça söylüyorum; yedirmeyeceğim. Kul hakkını kimseye yedirmeyeceğim. BİZE ÇAMUR ATMAYA KALKANLARIN ÇAMURLARI KENDİ ELLERİNDE KALMIŞTIR Benim hayatım ortada. Biz ömür boyunca vicdandan, ahlaktan ve dürüstlükten zerre kadar ayrılmadım. Şimdi beni iyi dinleyin, tüm dünya dinlesin. Altını çizerek ve haykırarak söylüyorum. FETÖ terör örgütü başta olmak üzere hiçbir terör örgütü ile ve hiçbir yurt dışı odaklı yapıyla en ufak bağlantısı, teması olmamış alnı ak, başı dik bir adam duruyor karşınızda. Sizi utandıracak hiçbir işin içinde olmamış, bir kardeşiniz olarak söylüyorum; benim tek bağım bu aziz milletledir. Tek odağım vatan ve Türkiye’dir. Unutmayın, bize çamur atmaya kalkanların çamurları kendi ellerinde kalmıştır. Tarih önünde de hep ellerinde kalacaktır. BİZLERE HAİN DAMGASI VURMA ÇABALARI NAFİLEDİR Ben 78 yaşındayım. Koca bir ömür… Bugün 78 yaşında ama bir derdi olan ama derdiniz anlatmaktan asla vazgeçmeyen aziz Türkiye milletine tarih önündeki millet yürüyüşünü sizlerle yapan kişi olarak karşınızdayım. Bu yürüyüş benim yürüyüşüm değil. Bu yürüyüş adaletin, dürüstlüğün, temiz siyasetin sın büyü nöbetidir. Bu yürüyüş arınmanın, arınarak çoğalmanın, çoğalarak kazanmanın yürüyüşüdür. Bu yürüyüş bu asırlık çınarı kuruluş kodlarına, o tertemiz ahlaki zemine geri oturma yürüyüşüdür. Duydum kardeşlerim duydum, birilerinin siparişleriyle, fermanıyla atılan o kirli sloganları duydum. Bana 78 yıllık ömrünü bu vatana adamış bu adama hain diyen bağıranları duydum. Onlara o sloganları attıran kirli zihniyete tarih önünde sesleniyorum. Bu vatanda ihanetle vatan kahramanlığı arasındaki çizgi kıldan ince, kılıçtan keskindir. Tarih bilmeyenler dinlesin. Büyük önderimiz, ebedi genel başkanızı Gazi Mustafa Kemal Atatürk, milli kurtuluş mücadelesini başlatmak için Samsun’a çıkarken boynunda idam fermanı, isminin üstünde de hain ilan vardı. Şimdi yapmayın dediğimiz halde normalleşenlerin, sarayın karşısında el pençe divan duranların, bugün FETÖ artıklarıyla bir olup milletimizi kışkırtarak bizlere hain damgası vurma çabaları nafiledir. Bu çaba bizi yolumuzdan döndüremez. Bu çaba sadece kendi acizliklerinin, korkularının tecellisidir. ÖZÜR DİLİYORUM Şimdi müsaade edin, ömrünün en zor yürüyüşünü yapan bu yaşlı adam sizinle bu noktadan tarih önünde açıkça helalleşsin. Benim bu millete, bu örgüte bir özür borcum var. Bu milletin kurtuluşu, adaleti ve aydınlık geleceği için başlattığım o kutsal yürüyüşe arkamızdan sinsice sızan, ruhunu satmış FETÖ terör örgütü ajanlarını zamanında fark edemediğim için sizlerden özür diliyorum. Biz vatan dedikçe, millet dedikçe kapalı kapılar arında dış odaklardan medet uman, onların icazet ve yardım dileyen o gafilleri koynumda beslediğim için sizlerden özür diliyorum. Sizin o nasırla ellerinizle helal lokmalarınızdan arttırarak bu partiye verdiğiniz emekleri kendi kurdukları o haram sofralarına meze yapanları, o hortumları zamanında kesmediğim için sizlerden özür diliyorum. CHP’nin şerefli delegelerini pavyon masalarında pazarlık konusu yapanları, Mustafa Kemal’in partisini mahkeme kapılarına düşürüp itibarımızı ayaklar altına almaya çalışanların maskesini vaktinde indiremediğim için sizlerden özür diliyorum. Halkın belediyesinde, yetimin hakkına göz dikip rüşvete, talana bulaşan o rüşvetçi belediye başkanlarını bu partiden söküp atamadığım, onları tek tek ayıklayamadığım için sizlerden, örgütümden ve tarih önünde hak deryasından özür diliyorum. Benim temiz niyetimi, bu ülkeye olan sevdamı, sırtımdan hançerlemek için kullananları görmedim. Hakkınızı helal edin ve beni affedin. HİÇBİR CHP’Lİ, ÇİFT AJANDALI DEĞİLDİR 2 yıldır çıkıp kürsülerden ne dediler; 2 yıl boyunca bu yönetim her sıkıştığında neyin arkasına sığındı? Baba ocağı dediler değil mi? ağızlarından kutsal bir kavramı hiç düşürmediler. Şimdi o 2 yıllık büyük yalanlarla yüzleşmek için bu binanın önünde sizlere açık söylüyorum, cevap verin bana. Sizin o ger fırsatta diline doladığın baba ocağında rüşvet olur mu? Uşak Belediyesi’nden rüşvete, talana göz yummak, yetimin hakkını peşkeş çekmek, baba ocağının kitabında yazar mı? Size soruyorum; baba ocağında market poşetlerinin içinde haram paralar olur mu? Baba ocağında kutuların içinde rüşvet verilir mi? baba ocağında FETÖ’CÜ hesapların talimatlarıyla kumpaslar kurulur mu? Baba ocağı helaldir, temizdir, halktır ve haktır baba ocağı. Baba ocağımız vatandır. Biz bu baba ocağının sahipleriyiz. Baba ocağının sofrasında asla ve asla haran lokma olmaz. Her şey helaldir, çünkü baba ocağıdır. Baba ocağında oturanlar Gazi Meclisi çatısı altında rüşvet poşeti iddiaları karşısında sessiz kalamaz. Bu lekeyi Gazi Meclisimize ve CHP’mize düşürenlerle nasıl yol yürüyeceğiz? Biz değil siz karar vereceksiniz. Kapatma olursa yedek parti hazır diyenler şunu çok iyi bilsinler; CHP devlete istikamet çizen bir partidir. CHP ahlakın, erdemin, ülkesine ve vatandaşına hizmet etmeyi şiar edinenleri demokrasiyi savunanların partisidir. Hiçbir CHP’li, çift ajandalı değildir. Bu parti mandacılara karşı ya istiklal ya ölüm diyenlerin partisidir. ARINACAĞIZ Arınacağız, rüşvetçiden ve hırsızlardan arınacağız. Önce CHP, sonra Türkiye arınacak. Biz kendi evimizi hukukla, ahlakta temizlerken bir an bile asıl görevimiz olan bu milletin dertlerini unutmayacağız. Bu ülkenin mutfağında yangın var. Emeklimiz pazar artığıyla geçiniyor. İşçimiz alın terinin karşılığını alamıyor. Gençlerimiz geleceğini yurt dışında arıyor. Türkiye yangın yeri. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. Biz bu karanlığı yırtıp atacağız. Buradan, bu tarihi meydandan bu ülkeye demokrasiyi getirmek için omuz omuz yürüdüğümüz ve bundan sonra da adalet yolunda beraber yürüyeceğimiz milyonlara selam olsun. Bizim halkımızla kurduğumuz o dostluk köprüleri bu ülkenin çimentosudur. Selam olsun Türkiye’nin asıl sahiplerine, seçimlerde broşürlerimiz dağıtan baş örtülü bacılarımıza selam olsun. Apartman görevlisi kardeşlerime, kağıt toplayıcısı yoldaşlarımıza, umudumuz olan kadınlarımıza, emeklilerimiz ve tüm emekçilere selam olsun. 418 milyar dolar kavgamıza, güçlendirilmiş parlamenter sistem mücadelemize bin selam olsun. Bin selam olsun aydınlık geleceğimize. YANIMDA MISINIZ? Şimdi beni iyi dinleyin; saray dalkavukları da dinlesin, baronlarda dinlesin. Burada tüyü bitmemiş hakkını sömüren 5’li çetelerde dinlesin. Sokaklarımızı zehirleyen uyuşturucu baronları da dinlesin. Halkın tepesine çöken mafya artıkları da dinlesin. Kemal Kılıçdaroğlu hayatta olduğu müddetçe, bu can bu bedende kaldığı müddetçe size asla ve asla geçit vermeyeceğiz. O çaldığınız milyar dolarları bu milletin kasasına geri getireceğim. Korkmuyorum, sizden korkmayacağız. Ben bu kavgayı yeniden başlatıyorum. Yanımda mısınız? BİZ SADECE GEÇMİŞİ TEMİZLEMEYECEĞİZ, BİZ GELECEĞİ DE İNŞA EDECEĞİZ İçerideki bu haramzadeleri maşa gibi kullanarak Türkiye’yi sömüren uluslararası tefeciler ve Türkiye düşmanları sizde iyi dinleyin. Herkes şunu çok iyi bilsin. Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucu iradesi CHP’dir. Bu iradenin sarsılmaz ve sönmez ruhu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür. Biz bugün burada o kurucu iradeye canımız pahasına sahip çıkıyor, o ebedi ruhu göğsümüzde, içimizde şerefle ve gururla taşıyoruz. Bugün ülkemizin etrafı bir ateş çemberiyle sarılmışken Mustafa Kemal’in koltuğundan dünyaya yedi düvene sesleniyoruz. Devletimizin üniter yapısı ve milletimizin sarsılma bütünlüğü, Kurtuluş Savaşı’nda nasıl çelikten bir yumruk olup tepenize indiyse bugün de aynı inançla karşınızdayız. Kimse heveslenmesin. Doğu Akdeniz’de kuzeyde, güneyde, batı Trakya’da, KKTC’de ve kanımızı akıttığımız, şehit verdiğimiz bütün topraklarda devletimizin ve milletimizin çıkarları, partimizin sarsılmaz tavizsiz tüzüğüdür. Biz gönül bağı kurduğumuz kardeşler sofrasında buluştuğumuz o mazlum milletlerle birlikte bu coğrafyada emperyalizme asla ve asla geçit vermeyeceğiz. Türkiye’nin kardeşlik projesini, koltuklarımızı korumanın pazarlığını yapmak için değil, ülkemize ve halkımıza olan borcumuzu yerine getirmek için destekliyoruz. CHP dimdik ayaktadır. Yıkılmayacaktır, dağılmayacaktır. Burada 2023 yılında bu ülkeye demokrasiyi, adaleti getirmek için omuz omuza verdiğimiz bütün ittifak partilerine, o ittifakın yürekli liderlerine ve daha da önemlisi Halil İbrahim soframıza icabet etmiş, gönül vermiş 10 milyonlarca varan evladına selam olsun. Bizim kurduğumuz o helalleşme ve demokrasi köprüsü bu ülkenin teminattır. On milyonların iradesini kimsenin çiğnemesine izin vermeyeceğiz. Biz sadece geçmişi temizlemeyeceğiz, biz geleceği de inşa edeceğiz. Bu ülkenin tüm namuslu evlatlarını bir araya getireceğiz. Adaletin, ahlakın ve dürüstlüğün sarsılma kalesi olarak bu anlayışı hep birlikte yeniden inşa edeceğiz. Geçmişte söyledik, şimdi de söylüyoruz. Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Hiçbir genç geleceğinden korkmayacak. Ayağa kalk CHP, ayağa kalk aziz millettim, umutsuzluğu çöpe atın, güneşli günler çok yakın. KİRLİYE BULAŞANA DA GÖZ YUMMAYACAĞIZ Korkmayın kardeşlerim, masum belediye başkanlarımızı kurtaracağız ama kirliye bulaşana da göz yummayacağız. Masum belediye başkanlarımız için mücadeleye başlıyoruz. Yolumuz aydınlık olsun. Yolumuz adalet olsun. Hak, hukuk, adalet mücadelesinde durmak yok, yorulmak yok. Bu iktidar yürüyüşünde durmadan, yorulmadan, benimle yürüyeceğinize söz veriyor musunuz? HABER MERKEZİ İlginizi Çekebilir








