Emine KULAK / AGORA MEDYA - Karşıyaka Belediyesi’nin Eylül Ayı Meclis Toplantısının birinci oturumu Başkan Yıldız İşçimenler Ünsal idaresinde gerçekleşti.Meclisin ana gündemi Karşıyaka Belediyesi’ne ait Kent AŞ bünyesinde çalışan 93 işçi iş bırakma eylemine katıldıkları gerekçesiyle işten çıkarılması oldu.Öte yandan Sancar Maruflu Sivil Toplum Yerleşkesi’nde 2024 – 2025 döneminde faaliyetlerini sürdürecek sivil toplum kuruluşlarının ödeyecekleri aylık yerleşke kullanım bedelin Ekim 2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 bin 500 TL olarak düzenlenmesi önergesi oy çokluğuyla plan bütçe komisyonuna gönderildi.ÜNAL: EL VİCDAN YÜZDE BİN 200 ZAMÖnergeye ret oyu kullanacaklarını söyleyen AK Parti Meclis Üyesi Hasan Ünal, “Konu gündeme geldi. Sayıştay raporları da öne sürdünüz ancak Sayıştay raporları özellikle belediyenin ticari faaliyet gösteren yerlerle ilgili bu tarz bir talebi gündeme getirebilir. Ancak size eğer belediyeye bu konuyla alakalı rakamlar düşük kalıyor ve güncelleyin dediyse bunun güncellenmesinin adı yüzde bin 200 zam olmaz. Sivil toplum kuruluşları ya da sivil toplum örgütleri resmi kurumların dışında kalan ve bunlardan bağımsız olarak çalışan politik, sosyal, kültürel, hukuki amaçlarla oluşturulan çalışmaları, ikna ve eylemlerle çalışan, üyelerini ve çalışanlarını gönüllülük usulüyle alan, kar amacı gütmeyen ve gelirlerini bağışlayan veya ödemelerini üyelikle sağlayan kuruluşlardır. Sivil toplum örgütleri, sendika, vakıf ve dernekler altında faaliyet gösterir. Vakıf ve dernekler topluma yararlı bir hizmet geliştirmek için kurulmuş yasal topluluklardır ve herkese yardım etmek için kurulmuşlardır. Karşıyaka’mızla, toplumla birliğin sağlanması adına çok ciddi katkılar sunan yardımlar yapan, etkinlikler düzenleyen, hatta yanılmıyorsam geçen yıl 152 çocuğumuzun ortaklaşa Sancar Maruflu sivil toplum kuruluşlarımız sünnet törenini gerçekleştirdiler. Burada da anlaşılan üzere ayakta kalmaya çalışan ve asla ticari kar amacı olmayan kuruluşlarda kira alınmaması gerekirken yüzde bin 200, aylık 300 lira olan kiranın, 3 bin 500 liraya çıkarılması hiçbir mantığa sığınmaz. Burada bildiğim kadarıyla 100’ e yakın sivil toplum kuruluşumuz var. Alt alta, üst üste vurduğunuz zaman bunların belediyeye nasıl bir zarar oluşturdu, nasıl bir kamu zararı oluşturdu aklımız almıyor. Dolayısıyla komisyona sevk olacak. Ancak el vicdan yüzde bin 200. Bu derneklerimiz yapılan bağışlarla ayakta durmaya çalışan kuruluşlar. Sancar Maruflu’nun yerleşkesinde yer alan sete kadar da alakalı getirmiş olduğumuz önergenin de biz komisyonlara sevk edilmemesi ve reddi yolunda oy kullanacağız” dedi.
ÜNSAL: ÖNEMLİ BİR AÇIĞI KAPATTIĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUZ Önerge hakkında AK Parti Meclis üyesi Hasan Ünal’a cevap veren Başkan Ünsal, “Kendim bizzat çok büyük sivil toplum kuruluşlarında uzun yıllar yönetim kurulu başkanlığı yaptım. O yüzden ne olduğunu çok iyi biliyorum. Sivil Toplum Örgütleri olmasa birçok toplumda farkındalık, yarar, fayda bunları elde edemeyiz. Çok önemlidir sivil toplum kuruluşları. Sancak Maruflu Sivil Toplum Yerleşkesi birçok sivil toplum kuruluşunu ortak bir noktada buluşturan çok önemli bir merkez. Geçen dönem bunun bize kazandırılmış olması gerçekten büyük bir çalışmadır. Belediye olarak önemli bir açığı kapattığımızı düşünüyoruz. Yerleşkede elektrik, su, internet, güvenlik gibi birçok hizmet veriyoruz. Bunlarda belirli maliyet oluşturuyor. Sivil toplum kuruluşlarının aldığımız mevcut katkı payı bu hizmetlerin maliyetlerini karşılamadığı yönünde geçen yıl Sayıştay raporunda bulgular var ve bulgu 17’deki başlık; sivil toplum kuruluşlarına kiralanan yerlere ilişkin tavsiye edilen katılım payının düşük olması. Dediğiniz gibi Sayıştay bunu yazmaz dediniz, tesislerde de dediniz.. Sadece sivil toplum kuruluşlarına kiralanan yerler diyor. Sonucu söylemiştim zaten. Yine de tekrar edeyim. Sonuç olarak belediye tarafından hazırlanan yönergenin 4. maddesinde de ifade eğildiği gibi ortak giderlere katılım payının günün koşullarına uygun olarak belirlenmesi ve gerçekçi bir maliyet analizi yapılması gerekmektedir. Sayıştay bize bunu demiş. Biz de biraz daha gerçekçi bir çalışma yaptık. Daha iyi bir hizmet sunmak istiyoruz. Bunun için gayret ediyoruz. Çok önemli bir sivil toplum yerleşkesi. Kamuyu da zarara uğratmamak adına bir fiyat düzenlemesi yapmak zorunda kaldık. Bunu anlayışla karşılayacağınızı umuyorum. Yerleşkede ofis kullanan 62 dernek var. 4 STK'da posta kutusu kullanıyor. 22 tanesi hiç ofisini açmıyor. Dışarıda sıra bekleyen 149 dernek var. 38 dernek etkinliklerine katılım sağlamış. 20 dernek faaliyet planı çarpımı yerine getirmemiştir. 12 derneğin de yerleşke dışında dernek planı varmış. Durum böyle. Sonra bunların bedelsiz olması talep ettiniz ama elektrikmiş, suymuş… Bunların fiyatlarının, maliyetlerinin değişmesi bizimle alakası yok. 2002'den beri AK Parti hükümetinin bir ekonomik politikası var. AK Parti hükümetinin ekonomik politikası var. O yüzden bizimle alakalı bir şey değil zaten. Fiyatları durduramıyoruz. Durdurabilirsek keşke bizde yapmasaydık. O yüzden bizimle alakalı bir şey değil” diye konuştu. ÜNAL: SIRTINIZDA BİR YÜK VARSA KARŞIYAKA BELEDİYESİ YÖNETİLMEZ Gündem dışı konuşmada işten çıkarılan 93 işçi hakkında AK Parti Meclis Üyesi Hasan Ünal, “söz alan Bir belediye işçi çıkarabilir. Bir belediye personel fazlası sayısıyla alakalı gerekli önlemleri alabilir. Ancak 93 tane işçi 25/2 madde ile kod 46’dan dolayı atılamaz. Kod 34 ne diyor yani iş kanunu; ücret ödeme gününden itibaren 20 gün içinde ödenmeyen işçi iş görme borcu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi görev olarak nitelendirilemez. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu işçilerin bu nedenle iş hadleri çalışmadıkları için fesh edilemez. 93 arkadaşımızın iş hakkı bu nedenden dolayı fesh edemezsiniz. Aykırı. Kanuna aykırı. Kod 46 ya da 25/2 ise uyuşturucu kullanımı var, alkollü işe gelmek var. Hırsızlık var. Aklınıza ne geliyorsa hepsi var. Yazık ya. Bakın içinde 25 yıldır çalışan belediyeye emek vermiş olan arkadaşlar var. 2 yıl demiyorum, 7 ay demiyorum. 20, 25 yıldır bu belediyeye emek vermiş olan kişiyi siz kapının önüne koyamazsınız. Yönetiminiz kapının önüne koyamaz. Bu arada da her ay Büyükşehir Belediyesi'nde, bu doğum ile ölüm gibi normal bir sirkülasyon her ay en az 150 , 200 tane işçi emekli oluyor. Eğer bununla alakalı sırtınızda bir küfe, sırtınızda bir yük varsa Karşıyaka Belediyesi'ni yönetilmez duruma getirip ödül olarak da Büyükşehir Belediyesi Başkanı olan Cemil Bey'e bunu iletin. Çünkü Cemil Bey için 200, 300 kişiyi alma şu şişeyi buradan alıp buraya koyma kadar kolay” dedi. ÜNSAL: BUNUN SORUMLULUĞU EKONOMİK SIKINTIYI YARATAN YÖNETİMDEDİR Konu hakkında cevap veren Başkan Ünsal, “ Göreve geldiğimizden bu yana emeğin ve emekçinin yanında bir tavır takındık. Bunu kimse inkar edemez. Göreve geldiğimizde geriden gelen bir 2, 5 aylık maaş vardı alamadıkları, şuan ise yarım ay var. Her şeyi durdurduk sadece işçinin hakkını vermek için elimizden gelen her şeyi yaptık. Sendika ile yeni sözleşmemizi imzaladık. Sendikalarla ilişkilerimiz hep pozitif oldu. Çalışma arkadaşlarımızla da güvene dayalı bir iletişim kurduk. Maaşlarımız zamanla ve tam olarak ödenmesiyle ilgili bir problem oldu. Ancak bunu özveriyle çözmek için çok çabaladık. Çaba göstermeye de devam ediyoruz. Bu konuda tüm çalışma arkadaşlarımın hakkını da teslim edeceğimi düşünüyorum. Bahsedilirken işten çıkarılmaların doğrudan bu durumla ilgili olmadığını belirtmek istiyorum. Orta devlet disiplin suçu var. Belediyenin gelir getirici tesislerinin hukuksuz olarak üç gün boyunca kapatılması söz konusu. Bu durum mesaide olması ve halka hizmet etmesi gereken çalışanlarla kurumumuz arasında bir güven ve disiplin sorumlu olmuştur. Kamuyu korumak adına böyle bir hamle yapmak zorunda kaldık. Bu kurumlar sonuç olarak şahsi menfaatleri değil, kamuya hizmet etmektedir. Kim olursa olsun buna aykırı davranmasına izin veremez. Haksızlığa uğradığını düşünen arkadaşlarımız için nüfus yolu açıktır. Lütfen haklarını aramalarından daha doğru bir şey olmayacaklar. Buyursunlar haklarını arasınlar. Kişisel bir tavrımız asla olmadı, olmayacak da. Bizim yaptığımız şey kurumun itibarını ve kurumsal yapısını korumaya yönelikti. Bunun da arkasındayız. Sizden aynı hak arama hassasiyetini lütfen belediyeye ayırt etmeksizin sizin iktidarda olduğunuz belediyelerde de göstermemizi çok temenni ediyorum. O zaman samimiyetinize inanacağım. Hasan Bey. Bu arada dün faaliyetsiz bir olay yaşandı. Dediniz ki bütün bu şeyler saygı biraz arar. Ben patlatayım tekrar. Uyuşturucum olsun, onun olsun. Bir sürü şeyler söylediniz. Dün sebebi ne olursa olsun dünkü silahlı olan hiçbir şekilde mücadele olmaz. Eline silahı olan hiçbir şekilde hak mücadelesi olmaz. Eline silahı alıp bir belediye tesisini basan hem kendisine hem de sivil vatandaşlara zarar verme ihtimali olan bir kişiyi bir durumu elbette savunmak yanlıştır. Hak arama orası değil hukuktur. Bu tarz eylemler hiçbir şeyin çözümü değildir. Burada sorun bir işçi sorunu olmaktan çıkmış, asayiş sorununa dönmüştür. Emniyet’in elindedir bu konu, onlar gerekeni yapacaktır. 2002’den beri bu ülkeyi AK Parti yönetiyor. Ekonomiyi de AK Parti yönetiyor. 2002'den beri Türkiye'de 65 bin kişi intihar etmiş. Bunun 6 bini ekonomik sıkıntılardan dolayı. Emeklerin durumu ortada. Çiftçilerin durumu ortada. Öğrencilerin durumu ortada. Türkiye'yi bu hale siz getiriniz. Ekonomik sıkıntıya dayandırmanızı kabul etmiyorum. Bizler güzel günleri vaat ediyoruz. Bu görev için buradayız. O yüzden bunun sorumluluğu hiçbir şekilde bizde değildir." diye konuştu.
Emine Kulak
ÜNSAL: ÖNEMLİ BİR AÇIĞI KAPATTIĞIMIZI DÜŞÜNÜYORUZ Önerge hakkında AK Parti Meclis üyesi Hasan Ünal’a cevap veren Başkan Ünsal, “Kendim bizzat çok büyük sivil toplum kuruluşlarında uzun yıllar yönetim kurulu başkanlığı yaptım. O yüzden ne olduğunu çok iyi biliyorum. Sivil Toplum Örgütleri olmasa birçok toplumda farkındalık, yarar, fayda bunları elde edemeyiz. Çok önemlidir sivil toplum kuruluşları. Sancak Maruflu Sivil Toplum Yerleşkesi birçok sivil toplum kuruluşunu ortak bir noktada buluşturan çok önemli bir merkez. Geçen dönem bunun bize kazandırılmış olması gerçekten büyük bir çalışmadır. Belediye olarak önemli bir açığı kapattığımızı düşünüyoruz. Yerleşkede elektrik, su, internet, güvenlik gibi birçok hizmet veriyoruz. Bunlarda belirli maliyet oluşturuyor. Sivil toplum kuruluşlarının aldığımız mevcut katkı payı bu hizmetlerin maliyetlerini karşılamadığı yönünde geçen yıl Sayıştay raporunda bulgular var ve bulgu 17’deki başlık; sivil toplum kuruluşlarına kiralanan yerlere ilişkin tavsiye edilen katılım payının düşük olması. Dediğiniz gibi Sayıştay bunu yazmaz dediniz, tesislerde de dediniz.. Sadece sivil toplum kuruluşlarına kiralanan yerler diyor. Sonucu söylemiştim zaten. Yine de tekrar edeyim. Sonuç olarak belediye tarafından hazırlanan yönergenin 4. maddesinde de ifade eğildiği gibi ortak giderlere katılım payının günün koşullarına uygun olarak belirlenmesi ve gerçekçi bir maliyet analizi yapılması gerekmektedir. Sayıştay bize bunu demiş. Biz de biraz daha gerçekçi bir çalışma yaptık. Daha iyi bir hizmet sunmak istiyoruz. Bunun için gayret ediyoruz. Çok önemli bir sivil toplum yerleşkesi. Kamuyu da zarara uğratmamak adına bir fiyat düzenlemesi yapmak zorunda kaldık. Bunu anlayışla karşılayacağınızı umuyorum. Yerleşkede ofis kullanan 62 dernek var. 4 STK'da posta kutusu kullanıyor. 22 tanesi hiç ofisini açmıyor. Dışarıda sıra bekleyen 149 dernek var. 38 dernek etkinliklerine katılım sağlamış. 20 dernek faaliyet planı çarpımı yerine getirmemiştir. 12 derneğin de yerleşke dışında dernek planı varmış. Durum böyle. Sonra bunların bedelsiz olması talep ettiniz ama elektrikmiş, suymuş… Bunların fiyatlarının, maliyetlerinin değişmesi bizimle alakası yok. 2002'den beri AK Parti hükümetinin bir ekonomik politikası var. AK Parti hükümetinin ekonomik politikası var. O yüzden bizimle alakalı bir şey değil zaten. Fiyatları durduramıyoruz. Durdurabilirsek keşke bizde yapmasaydık. O yüzden bizimle alakalı bir şey değil” diye konuştu. ÜNAL: SIRTINIZDA BİR YÜK VARSA KARŞIYAKA BELEDİYESİ YÖNETİLMEZ Gündem dışı konuşmada işten çıkarılan 93 işçi hakkında AK Parti Meclis Üyesi Hasan Ünal, “söz alan Bir belediye işçi çıkarabilir. Bir belediye personel fazlası sayısıyla alakalı gerekli önlemleri alabilir. Ancak 93 tane işçi 25/2 madde ile kod 46’dan dolayı atılamaz. Kod 34 ne diyor yani iş kanunu; ücret ödeme gününden itibaren 20 gün içinde ödenmeyen işçi iş görme borcu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi görev olarak nitelendirilemez. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu işçilerin bu nedenle iş hadleri çalışmadıkları için fesh edilemez. 93 arkadaşımızın iş hakkı bu nedenden dolayı fesh edemezsiniz. Aykırı. Kanuna aykırı. Kod 46 ya da 25/2 ise uyuşturucu kullanımı var, alkollü işe gelmek var. Hırsızlık var. Aklınıza ne geliyorsa hepsi var. Yazık ya. Bakın içinde 25 yıldır çalışan belediyeye emek vermiş olan arkadaşlar var. 2 yıl demiyorum, 7 ay demiyorum. 20, 25 yıldır bu belediyeye emek vermiş olan kişiyi siz kapının önüne koyamazsınız. Yönetiminiz kapının önüne koyamaz. Bu arada da her ay Büyükşehir Belediyesi'nde, bu doğum ile ölüm gibi normal bir sirkülasyon her ay en az 150 , 200 tane işçi emekli oluyor. Eğer bununla alakalı sırtınızda bir küfe, sırtınızda bir yük varsa Karşıyaka Belediyesi'ni yönetilmez duruma getirip ödül olarak da Büyükşehir Belediyesi Başkanı olan Cemil Bey'e bunu iletin. Çünkü Cemil Bey için 200, 300 kişiyi alma şu şişeyi buradan alıp buraya koyma kadar kolay” dedi. ÜNSAL: BUNUN SORUMLULUĞU EKONOMİK SIKINTIYI YARATAN YÖNETİMDEDİR Konu hakkında cevap veren Başkan Ünsal, “ Göreve geldiğimizden bu yana emeğin ve emekçinin yanında bir tavır takındık. Bunu kimse inkar edemez. Göreve geldiğimizde geriden gelen bir 2, 5 aylık maaş vardı alamadıkları, şuan ise yarım ay var. Her şeyi durdurduk sadece işçinin hakkını vermek için elimizden gelen her şeyi yaptık. Sendika ile yeni sözleşmemizi imzaladık. Sendikalarla ilişkilerimiz hep pozitif oldu. Çalışma arkadaşlarımızla da güvene dayalı bir iletişim kurduk. Maaşlarımız zamanla ve tam olarak ödenmesiyle ilgili bir problem oldu. Ancak bunu özveriyle çözmek için çok çabaladık. Çaba göstermeye de devam ediyoruz. Bu konuda tüm çalışma arkadaşlarımın hakkını da teslim edeceğimi düşünüyorum. Bahsedilirken işten çıkarılmaların doğrudan bu durumla ilgili olmadığını belirtmek istiyorum. Orta devlet disiplin suçu var. Belediyenin gelir getirici tesislerinin hukuksuz olarak üç gün boyunca kapatılması söz konusu. Bu durum mesaide olması ve halka hizmet etmesi gereken çalışanlarla kurumumuz arasında bir güven ve disiplin sorumlu olmuştur. Kamuyu korumak adına böyle bir hamle yapmak zorunda kaldık. Bu kurumlar sonuç olarak şahsi menfaatleri değil, kamuya hizmet etmektedir. Kim olursa olsun buna aykırı davranmasına izin veremez. Haksızlığa uğradığını düşünen arkadaşlarımız için nüfus yolu açıktır. Lütfen haklarını aramalarından daha doğru bir şey olmayacaklar. Buyursunlar haklarını arasınlar. Kişisel bir tavrımız asla olmadı, olmayacak da. Bizim yaptığımız şey kurumun itibarını ve kurumsal yapısını korumaya yönelikti. Bunun da arkasındayız. Sizden aynı hak arama hassasiyetini lütfen belediyeye ayırt etmeksizin sizin iktidarda olduğunuz belediyelerde de göstermemizi çok temenni ediyorum. O zaman samimiyetinize inanacağım. Hasan Bey. Bu arada dün faaliyetsiz bir olay yaşandı. Dediniz ki bütün bu şeyler saygı biraz arar. Ben patlatayım tekrar. Uyuşturucum olsun, onun olsun. Bir sürü şeyler söylediniz. Dün sebebi ne olursa olsun dünkü silahlı olan hiçbir şekilde mücadele olmaz. Eline silahı olan hiçbir şekilde hak mücadelesi olmaz. Eline silahı alıp bir belediye tesisini basan hem kendisine hem de sivil vatandaşlara zarar verme ihtimali olan bir kişiyi bir durumu elbette savunmak yanlıştır. Hak arama orası değil hukuktur. Bu tarz eylemler hiçbir şeyin çözümü değildir. Burada sorun bir işçi sorunu olmaktan çıkmış, asayiş sorununa dönmüştür. Emniyet’in elindedir bu konu, onlar gerekeni yapacaktır. 2002’den beri bu ülkeyi AK Parti yönetiyor. Ekonomiyi de AK Parti yönetiyor. 2002'den beri Türkiye'de 65 bin kişi intihar etmiş. Bunun 6 bini ekonomik sıkıntılardan dolayı. Emeklerin durumu ortada. Çiftçilerin durumu ortada. Öğrencilerin durumu ortada. Türkiye'yi bu hale siz getiriniz. Ekonomik sıkıntıya dayandırmanızı kabul etmiyorum. Bizler güzel günleri vaat ediyoruz. Bu görev için buradayız. O yüzden bunun sorumluluğu hiçbir şekilde bizde değildir." diye konuştu.
Emine Kulak 




