İzmir İl Sağlık Müdürlüğü önünde ’Şehir Hastanelerine...

İzmir İl Sağlık Müdürlüğü önünde 'Şehir Hastanelerine Hayır' protestosu

İzmir İl Sağlık Müdürlüğü önünde bugün Konak Kent Konseyi, Şehir Hastanelerini istemediklerini ifade ederek basın açıklaması yaptı. Şehir Hastanelerine ‘Hayır’ diyen grupta İzmir’den birçok sivil toplum kuruluşu temsilcileri, CHP Konak İlçe Başkanı Çağrı Gruşçu ve Buca İlçe Başkanı Hacer Taş ve EMEP İzmir İl Başkanı Emine Uyar katıldı.

20 Şubat 2020 - 15:09

Bayraklı’da yapılmakta olan ve ülke genelinde 33 tane yapılması planlanan Şehir Hastanelerini protesto etmek amacıyla Konak Kent Konseyi, İzmir Tabip Odası ve Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) İzmir Şubesi bir araya geldi. İl Sağlık Müdürlüğü önünde bir araya gelen STK’lar yaptıkları basın açıklaması ile kamu hastanelerin taşınması veya dönüştürülmesine karşı çıkarken Şehir Hastanelerin kamu aleyhine bir uygulama olduğu dikkat çekildi. Basın açıklamasına Konak Kent Konseyi, İzmir Tabipler Odası, Sağlık Emekçileri Sendikası üyeleri katılırken, CHP Konak İlçe Başkanı Çağrı Gruşçu basın açıklamasına destek verdi. Basın açıklamasının ardından kent merkezindeki hastanelerin kapatılması olasılığına karşı toplanılan 15 bin imza İzmir İl Sağlık Müdürlüğüne teslim edildi.

 

Şehir Hastanelerinin kamu yararı taşımadığını iddia eden grup, hastanelerin konum itibariyle de şehirden uzak olmasının dezavantajlarını sıralayarak bir basın açıklaması düzenledi. Basın metnini okuyan Konak Ket Konseyi Başkanı Hamit Mumcu, şu ifadelere yer verdi:

“Şehir Hastaneleri kamu aleyhine bir uygulamadır. Şehir Hastaneleri, kamudan kaynak aktarmanın kılıfını oluşturan, yandaş sermayeyi zenginleştiren yöntemlerden birisidir. Hastalar, yakınları ve sağlık çalışanlarını da bu sürecin kurbanlarıdır.

Şehir Hastaneleri sağlığın anayasal bir hak olduğu, ücretsiz sağlık hizmetinin ve hastanelerin halkın olduğu gerçeğinin reddidir.

Geleceğimizi karartan Şehir Hastaneleri eşit, ulaşılabilir, nitelikli ve ücretsiz sağlık hizmeti vermesi gereken Yönetimlerin, bu hakkı göz ardı ederek sağlığı kazanç kapısı ve bir rant aracı olarak gördüğünün farklı bir kanıtıdır.

Şehir Hastaneleri, devlet hastanesi değildir! Şehir Hastaneleri döner sermaye ile çalışan kar garantili, kar amaçlı Şirketlerdir. İzmir Bayraklı Şehir hastanesi, Bakanın deyimi ile Sağlık Üssü Türkerler ve Gama Holding ortaklığı tarafından inşa edilmektedir.

Şehir Hastaneleri bedelsiz olarak kendilerine sunulan hazine arazileri, yani kamusal alanlar üstüne kurulmaktadır. Sağlık Bakanlığı devletin arazisine kurdurduğu bu işletmelere 25 yıl kira ödeyecektir.

Sağlık Bakanlığı tarafından bu Şirketlere %70 doluluk yani hasta garantisi verilmektedir.

Bu Şirketler bir yandan bina karşılığı aldıkları kiradan diğer yandan da verdikleri hizmetten para kazanmaktadır. Şöyle ki;

Kamu arazinin tahsisi ile “sahibi” sıfatını kazanan yandaş sermayeye 25 yıl boyunca kira ve bina bakım parası ödeyeceğiz.  Öyle ki ilk ödeme kira olacak, eğer döner sermayede para kalırsa sağlık çalışanlarının maaşları ödenecek.

Kira rakamının belirlenme işlemi ile söz konusu yatırım için yandaşa sağlanan kredi alım süreçlerinin de kamudan yana olmadığını söylememize gerek yok. 

Bu hastanelerdeki görüntüleme, laboratuvar ve fizik tedavi gibi işler yine yandaş tarafından yapılıyor. Sağlık Bakanlığına faturalanıp, ek kazanç sağlanıyor.

Bu hizmetler verilirken öncelik karlılık olduğu için bilgi ve deneyim önemsenmiyor, yeterli sayıda personel bulundurulmuyor.

Hastayı, müşteri olarak gören iktidarın politikasının bir parçası olarak bu yapılar, hastane olarak değil, otel olarak kurgulanıyor, yakın çevrelerine konaklama, restoran, çarşı ve benzeri gibi hizmet birimleri yapılıyor. Bunlar da yandaşlar tarafından işletiliyor ya da kiralanıyor.

Şehir Hastanelerinin yönetim yetkisi de Şirkete ait, Başhekimin söz hakkı yok.

İzmir Bayraklı’da “ENTEGRE SAĞLIK KAMPÜSÜ” adı altında inşa edilen garabet Hastane, tüm diğerleri gibi şehrin dışında yer almakta. Kent merkezine yaklaşık 13 km uzaklıkta, ulaşımın oldukça kısıtlı, çevresinde kente ilişkin herhangi bir yerleşim alanı ve mekanın olmadığı bir yerde. Bu durum bizlerin ve sağlık personelinin hastaneye erişimini zorlayacak ve kent trafiğini alt üst edecektir.

2060 yatak, 51 ameliyathane, günlük 71 bin kişinin girip çıkacağı planlaması ile yapılan bu ŞEHİR DIŞI HASTANE’de Hastane içi ulaşım da ayrı bir sorun olacak. 575 bin m2’lik kapalı alana sahip olan Hastanede servisler arasındaki mesafelerin uzaklığı sağlık hizmetini aksatacak olumsuzluklar yaratacaktır. Yapının büyüklüğü hijyenin sağlanması konusunda olsun, enfeksiyonun önlenmesi konusunda olsun pek çok gerekliliğin denetimini zorlaştıracaktır.

Her ne kadar burası açılınca İzmir’in hastanelerinden “kapatılan olmayacak, yatak eksiltilmeyecek” dense de bugüne kadar açılmış olan şehir hastaneleri de, DPT’nin çalışmaları da bunu yalanlıyor.  Tam da bu noktada hepimizin kullandığı Alsancak Devlet, Tepecik, Yeşilyurt, Bozyaka ve Behçet Uz Çocuk gibi hastanelerde ya yatak azaltma, ya fonksiyon değiştirme gibi işlev sınırlanması yada kapatma gibi tamamen devre dışı bırakılma olasılığına karşı topladığımız 15 bin kadar imzayı İzmir İl Sağlık Müdür’üne teslim ediyoruz.

 

Sağlık Bakanın dediğinin aksine bizler “dev bir sağlık üssü” değil, kent içinde kolay erişebileceğimiz, nitelikli sağlık hizmeti alabileceğimiz sağlık kurumları istiyoruz. Alıştığımız, kentin ve bizlerin hafızalarında yer alan hastanelerimizin değiştirilmesini, dönüştürülmesini ya da kapatılmasını istemiyoruz.”

 

 

Bu haber 163 defa okunmuştur.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
 İşçileri taşıyan minibüs kamyona çarptı: 12 yaralı
İşçileri taşıyan minibüs kamyona çarptı: 12 yaralı
Boşanmak üzere olduğu eşinin boğazına bıçak dayayarak rehin aldı
Boşanmak üzere olduğu eşinin boğazına bıçak dayayarak rehin...